İstanbul, tarih ile modern yaşamın iç içe geçtiği dinamik yapısıyla her köşesinde ayrı bir keşif duygusu uyandıran benzersiz bir şehirdir. Son yıllarda çevre dostu ve pratik bir ulaşım alternatifi olarak öne çıkan elektrikli scooterlar, bu keşifleri çok daha keyifli ve özgür hale getirmektedir. Özellikle Anadolu Yakası, ferah sahil yolları, düzenli bisiklet parkurları, yeşil alanları ve sakin atmosferiyle scooter ile gezmek için ideal rotalar sunmaktadır. Deniz havası eşliğinde trafikten uzak bir yolculuk yapmak, tarihi semtlerde durup çevreyi sindire sindire keşfetmek isteyenler için Anadolu Yakası adeta bir açık hava rotası niteliğindedir. Bu yazımızda, şehrin temposuna kısa bir mola verip İstanbul’u farklı bir perspektiften deneyimlemek isteyenler için scooter ile keşfedebilecek keyifli durakları paylaştık.
Elektrikli scooter bakımı ile ilgili fikir edinmek için içeriğimize göz atın.

Anadolu Yakası'nda sürüş yaparken hem sahil şeridinin tadını çıkarabilir hem de şehrin tarihi dokusuna tanıklık edebilirsiniz. Bölgedeki popüler rotalar şu şekilde detaylandırılabilir:
Anadolu Yakası’nın kalbi sayılan Kadıköy, scooter tutkunları için hem enerjik hem de görsel açıdan zengin bir başlangıç noktasıdır. Rıhtımdan başlayarak Mühürdar üzerinden Moda Sahili’ne uzanan bu rota, sürüş için son derece elverişli bir zemin sunmaktadır.
"Elektrikli scooter için ehliyet gerekli mi?" yazımızdan bu konuda bilgi edinebilirsiniz.
Uzun mesafeli ve duraksız bir sürüş deneyimi arayanlar için Fenerbahçe Orduevi’nden başlayıp Bostancı’ya kadar uzanan sahil hattı en ideal seçeneklerden biridir. Yaklaşık altı kilometrelik bu güzergah, araç trafiğinden tamamen izole edilmiş özel şeritleri ve dümdüz yapısıyla güvenli bir sürüş ortamı sağlamaktadır.

İstanbul’un tarihi dokusunu Boğaz havasıyla birleştiren Üsküdar hattı, scooter kullanıcılarına adeta bir zaman yolculuğu vadetmektedir. Üsküdar Meydanı’ndan başlayarak Salacak kıyısına doğru ilerlediğinizde, Kız Kulesi’nin yenilenen silüeti sürüşünüze eşlik etmektedir.
Anadolu Yakası’nın en geniş rekreasyon alanlarından biri olan Maltepe Sahil Parkı, özellikle güvenliğe ve geniş alanlara önem veren scooter kullanıcıları için tasarlanmış bir vaha gibidir. İdealtepe’den başlayıp Kartal Dragos’a kadar uzanan bu devasa parkur, sadece sürüş ve yürüyüş için ayrılmış özel yolları sayesinde kalabalıktan uzak bir deneyim sunmaktadır.
Beykoz rotası, doğayla iç içe ve sakin bir sürüş planlayanlar için benzersiz manzaralar barındırmaktadır. Kanlıca İskelesi ile Çubuklu arasında yeni düzenlenen sahil yolu, deniz üzerine inşa edilen platformları sayesinde kullanıcıya suyun üzerinde süzülüyormuş hissi vermektedir.
İstanbul’un merkezinden biraz uzaklaşıp doğayla buluşmak isteyenler için Adalar ve Şile, scooter ile keşfedilmesi gereken bambaşka dünyalar sunmaktadır. Vapurla kolayca ulaşılan Büyükada ve Heybeliada, motorlu araç trafiğinin kısıtlı olması sebebiyle scooter sürmek için en güvenli yerlerin başında gelmektedir.
Peki, elektrikli scooter nedir, nasıl kullanılır? Detaylar bu içeriğimizde.

Elektrikli scooter kullanımı keyifli bir aktivite olmasının yanı sıra metropol trafiğinde belirli sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. Güvenliğinizi en üst düzeyde tutmak adına sürüş esnasında kask kullanımını asla ihmal etmemeli, hem kendinizi hem de çevrenizdekileri korumalısınız.
Sahil yollarında ve karma parkurlarda yasal hız sınırlarına uymak olası kazaların önüne geçmek için kritik bir öneme sahiptir.
Uzun mesafeli rotalara çıkmadan önce cihazınızın şarj seviyesini kontrol etmek, yolun ortasında beklenmedik duraksamalar yaşamanızı engelleyecektir. Sürüşünüz bittiğinde scooter’ı kaldırımları işgal etmeyecek, engelli geçişlerini kapatmayacak ve yaya akışını bozmayacak şekilde düzenli bir biçimde park etmeye özen göstermelisiniz.
Siz de kaskınızı takın, rotanızı seçin ve İstanbul’un ritmini iki teker üzerinde hissetmenin keyfini şimdi yaşayın!